Ağustos 11, 2018 Oplog

E-Ticaret Mobil Uygulaması Nasıl Tasarlanmalı

Her ürünün çeşitli tasarımı ve uyulması gereken fonksiyon kuralları vardır. Bu gibi ölçütler her e-ticaret mobil uygulamasında karşımıza çıkar. Bugünlerde bir mobil uygulama yapmanın tahmini maliyeti 18.000-20.000 dolar arasında değişiyor. Bu sebeple uygulama yapmaya gözü kapalı başlamak pek akıl kârı bir iş olmayacaktır. Öncelikle maliyeti ele almalısınız. Bu konuda ilk cevaplamanız gereken “neden bir mobil uygulamaya ihtiyacım var?” sorusu olacaktır. Mobil uygulamanın amacı ve hedefi ne olacak? Dijital ortamda yapmak istedikleriniz için yeterli olacak başka çözüm planlarınız var mı? Her mobil uygulama gelişim sürecinde kafanızda oluşacak bir diğer soru ise “yapmalı mısınız yapmamalı mısınız?” sorusudur. Cevap ise gayet açık. Eğer e-ticaret işletmenizi büyütmek ve gelirinizi arttırmak istiyorsanız mobil uygulama piyasaya sürmeyi ciddi anlamda düşünmelisiniz. Bu makalede ise mobil uygulamanızı nasıl tasarlanmanız gerektiği hakkında ipuçları bulabilirsiniz.

Kullanıcı arayüzü

İyi bir mobil uygulaması ciddi değerlendirme süreci ve planlama gerektirir. Uygulamanın başarılı olup olmadığını ise kullanıcılar belirler. Mobil uygulama tasarlarken uygulamanın net, ulaşılabilir ve kullanıcıyı memnun edecek bir biçimde olması sizin başlıca hedeflerinizden biri olmalıdır. Peki bu üç özelliği en iyi şekilde sağlayacak şey nedir? Temel bir arayüz.

Tüm beyaz alanı modern simgelerle ve görsel tasarımı hoş gözüken bir yığın pop-out ile doldurmaktan vazgeçin. Bunun yerine, müşterilerinizin ürün satın alma olasılığını arttıracak bir tasarım hedefleyin. İşletmenizin son satışlarını ya da indirimleri ana ekranda gösteren bir tasarım kullanın. Kullanıcı arayüzünün müşteri için davetkar bir özellik göstermesine önem verin.

Yıllardır tüm rakiplerinden daha fazla satış yapan Apple, belirli ürün yelpazesinde çok nadir olarak 3 üründen daha fazlasını öne çıkarır. Bu anlamda sadelik de çok önemlidir ve sade olmak size her zaman satış yaptırır.

Navigasyon

E-ticaret mobil uygulamanızı tasarlarken önemli olan bir diğer şey ise ekran büyüklüğüdür. Masaüstü internet uygulamalarına kıyasla, mobil uygulama için alan kısıtlıdır. Bu demek oluyor ki, mobil uygulamada tek seferde ne kadar içerik gösterebileceğiniz konusunda bazı kısıtlamalar vardır. Aynı şekilde e-ticarette de, uygulama navigasyonunun içinde neyin ne kadar gösterileceği konusunda belli limitler vardır. Yani, mobil uygulama asla tüm kategori ve promosyonları tam ekran olarak gösterebilen masaüstü kadar e-ticaret deneyimi yaşatmayacaktır. Dolayısıyla, hangi içerik ya da promosyonları göstereceğiniz konusunda akıllıca bir seçim yapmalısınız. Müşterileriniz için diğer listeleri ve kategorileri keşfetme süreci de bir o kadar belirgin ve açık seçik olmalıdır. Kategorilerden en önemli olanını navigasyona yerleştirin ki sitenin yoğun trafiği o kısımda toplansın. Ayrıca her menü öğesi için sadece bir kelime kullanın. Az ama öz olmak her zaman işe yarar.

Süreç

Günümüz dünyasında çok az insan online alışveriş için gereken sabrı gösteriyor. E-ticaret alışverişi için hız ve zaman en iyi şekilde kullanılmalıdır. Mobil uygulamalarda bu hız ve sürenin 10 katına çıkılması gerekir. Bu sebeple ödeme işlemlerinin olabildiği kadar hızlı olması çok önemlidir. Süre ve hızın iyileştilirmesi ödeme işlemini hızlı ve kolay bir biçimde yapmayı sağladığı kadar yeni üye kazanmanızda da çok önemlidir. Müşteriye Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya hesaplarıyla üye kaydı yapabilme imkanı sağlamanız bu konuda hem müşterinin hem de sizin işinizi kolaylaştıracaktır. Bu basit adım, uygulamayı kullanan müşteri sayısını arttırmada size çok yardımcı olacaktır. Bu sayede satışlarınızda da artış görebileceksiniz. Zaman kaybını en aza indirmek için otomatik doldurma seçeneği de sunmayı ihmal etmeyin.

Hız

Her ticaret uygulamasında, her ticari ürünün yanında küçük bir sepet simgesi vardır. Bunu görmemek neredeyse imkansızdır. “Sepete ekle” seçeneği e-ticaret dünyası için olmazsa olmazlardan biridir. Müşterinin bir ürünü ışık hızında sepete ekleyebilmesi sizin başarılı satış yapabilmeniz için çok önemlidir.

Az ve öz olmak

Pop-up ve simgelerle fazlaca doldurulmuş bir e-ticaret uygulamasının kaçınılmaz sonu düşüşe geçmek olacaktır. Aşırı miktarda imgelere yer vermek hem müşterinin dikkatini dağıtır hem de uygulamanın hızında ve performansında sorunlar yaratır. Her bir ekran için yüksek çözünürlükte ve belli sayıda imgeler kullanın.

Sabır

Müşteri beklentisi e-ticaret endüstrisi için her şey demektir. Eğer bir mobil uygulama kullanıcılarının temel beklentilerini karşılamıyorsa müşteri bağlılığı söz konusu bile olmayacaktır. Mesela bir kullanıcının en önemli beklentilerinden biri satın alım işleminin çok kısa sürmesi olabilir. Sürecin kontrolünün kullanıcıda olması için ise kullanışlı bir ilerleme çubuğu çok yararlı olacaktır. Bu, ekranın diğer ucundaki kullanıcıyı atacağı adımlar hakkında bilgilendirir. Böyelikle müşteri ve şirket arasındaki güven duygusu da kurulmuş olur.

Favoriler

Müşterilerin gözünden düşünüldüğünde, online bir mağazada bir ürün ararken ne gibi seçeneklerin sizin için mevcut olmasını isterdiniz? E-ticaret sürecinde en gözde olan şey ürünleri favorilere ekleyebilmektir. Bunu çeşitli şekillerde özellikle büyük e-ticaret platformlarında görebilirsiniz. Örneğin, Amazon bu konsepti kişiselleştirerek “Wish List(dilek listesi) adı altında kullanıyor. Bu dilek listesi sayesinde müşteriler daha sonraki tarihler için ürünleri ekleyip çıkarabiliyorlar. Bu listeyi pazarlama e-maillerinizde, müşterinin listeye eklediği ürün satışa çıktığında müşteriye haber vermek için kullanabilirsiniz. Bir başka öneri olarak , favorilere eklenmiş ürünleri paylaşılabilir bir liste halinde derleyebilirsiniz. Bu sayede, özel günlerde müşterileriniz, ailelerine ya da arkadaşlarına kolaylıkla hediyeler gönderebilir.

Mobil tasarımda ergonomi

Mobil arayüz tasarımlarında önemli bir faktör mobil cihazların üstündeki baş parmak atamasıdır. Hiç başparmağınızla etkileşime girerken size rahatsızlık veren bir uygulamaya denk geldiniz mi? Önemli bir menüye girmek için parmağı iyice uzatmak zorunda kalmak ya da birden çok sağa sola kaydırmalı öge arasında kaybolmak herkesin başına gelmiştir. “Thumb-zone” yani baş parmağı bölgesi konsepti Steven Hoobert tarafından bulunmuş bir konsepttir. Hoobert’a göre uygulama yaparken baş parmak büyük bir önem arzeder. Gün geçtikçe daha çok mobil uygulama geliştiricisinin de bu konsepti göz önüne alarak tasarımlar yaptığını görüyoruz. “Thumb-zone” müşteri deneyimini bir sonraki noktaya taşıma konusunda da çok önemli. Baş parmağı dostu bir uygulama geliştirebilmek için ise 3 temel prensipten bahsediliyor. Bunlar;

Dağınıklığa yer vermemek: Gizli menü, açılır liste ve dipnotlar kullanmak sizin işinize yarayacaktır.

El hareketlerinin kontrolü: Parmaklar sayesinde teknoloji ile iç içe yaşayabiliyoruz. Kaydırma, çekme, bastırma, kilitleme, sayfalar arası geçiş bunların hepsini parmaklarımız yardımıyla kolayca yapabiliyoruz. Burada önemli olan kullanıcı bunları yaparken çok fazla harekete gerek olmaması ve her şeyin doğal ve kolay bir şekilde gerçekleşmesi olacaktır.

Hareket: E-ticaret mobil uygulamanızı yapacak olan girişimci navigasyon noktalarının “baş parmak bölgesini” aşmama konusunda bilinçli davranmalı. Araştırmalara göre dünyadaki insanların %70-90’ı sağ elini kullanıyor. Bu yüzden, uygulamanızı tasarlarken “sağ el baş parmağı bölgesi” konseptini göz önünde bulundurun.

Güvenliği Sağlamak

Kullanıcı verilerini güvence altına alın. Hem kişisel hem finansal verilerini sizinle paylaşan müşterileriniz için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri bu olacaktır. Müşterinize bu konuda güvende olduğunu hissettirmeli ve müşteri emniyetini sağlayabilmek için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız.

Kişiselleştirmek

Son olarak, bu yarışta mobil uygulamanızın öne çıkması için zaman harcayın ve elinizdeki kaynakları mümkün olduğunca iyi kullanın. Mobil uygulamanıza kendinizden bir şeyler katarak geliştirirseniz farkınızı da ortaya koymuş olursunuz.

Kaynak: http://www.business2community.com